Türkiye

7 Maddede Başkanlık Sisteminin Gerekliliği

7 Maddede Başkanlık Sisteminin Gerekliliği
7 Maddede Başkanlık Sisteminin Gerekliliği

7 Maddede Başkanlık Sisteminin Gerekliliği

1) Parlamenter Sistemin Yetersizliği:

Başkanlık sistemini kesin olarak gerektiren şüphesiz ki parlamenter sistemin yetersizliğidir. Parlamenter sistemde cumhurbaşkanı meclis tarafından seçilmekteydi. Ancak 2007 yılında yapılan referandum ile cumhurbaşkanı seçme yetkisi doğrudan halka verilmiştir. Halk ise ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ı cumhurbaşkanı olarak seçmiştir. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ve Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması ile olası bir kriz önlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen akabinde genel seçim olmuştur ve genel seçimde AKP’nin %49,49 oy alması koalisyon ihtimalini doğurmuştur. %25,31 oy alan CHP, %11,90 oy alan MHP ve %10,76 oy alan HDP’nin koalisyon kurma hakları vardı. Sırf Ak Parti tek başına hükümet olmasın diye koalisyonların krize sebep olduğu bilinmesine rağmen koalisyon kurulmaya çalışılmıştır. MHP’nin koalisyon taraftarı olmaması ile koalisyon kurulmamış ve ülke olası bir riski atlatmıştır.

2) Bürokratik Sorunlar Ortadan Kalkacak:

Parlamenter sistemde bürokratik hiyerarşi hâkim değil. Şöyle düşünün; sizin işyerinizde müdürünüz, müdür yardımcılarınızla hemen hemen aynı yetkiye sahip, siz de müdür yardımcılarıyla birbiriyle yakın yetkilere sahipsiniz. Genel olarak oy birliği gereken ve ast üst ilişkinin olmadığı bir sistemde işleyiş nasıl olurdu? Müdür bu işi Ahmet sen yap demeseydi, bu iş yapılsın deseydi ve bu işi kimin yapacağı belli olmasaydı, ne kadar verimli bir iş ortaya çıkardı? Aslında devlet yönetiminde tam olarak da bu sorunu yaşıyoruz. Birçok başlılıktır almış başını gidiyor. Ast üst ilişkisi yok denecek kadar az. Amir durumu söz konusu dahi değil. Oysa başkanlık sisteminde bakanlar, milletvekilleri, başkan ve başkan yardımcılarının görevi belli olacak, hiyerarşik bir yapı içinde olacak. Bu sayede ülke işleyişinde karışıklık çıkmayacağından ülke bürokratik sistemi de doğru bir şekilde işleyecektir.

3) Ekonomi %100 Gelişecek:

Başkanlık sisteminin ekonomiye %100 katkısı olacak. Bunun en önemli kanıtlarından bir tanesi ülke koalisyonlar döneminde her zaman için uçuruma sürüklenmiş, enflasyon ve krizle başa çıkmak zorunda kalmıştır. Ancak Tayyip Erdoğan hükümetiyle birlikte tek partili hükümet sisteminin tadına varılmış ve ülke gün geçtikçe gelişmiştir. Eskiden memuruna, işçisine maaşını zor veren bir devletken, günümüzde hem işçi, memur maaşına zam yapılmış, emekliye promosyon verilmeye başlanmış hem de bütçe ayrılarak double yollar, tüneller yapılmıştır. Başkanlık sistemiyle koalisyon devri ortadan kalkacak ve ekonomi %100 gelişecektir.

4) Bu Ülke Bir Daha Darbeyle Karşılaşmayacak:

Bu ülke darbe dönemlerinden çok çekti. 60 darbesi oldu, 80 darbesi oldu. Bütün darbeler halka bütün olumsuzluklarıyla birlikte geldi. 15 Temmuz da darbe girişimi yapıldı. Bu darbe girişiminde tek vücut olunarak darbe girişimi önlendi. Ancak olası bir darbe ülke ekonomisinin, refahının ve özgürlüğünün çöküşü anlamına gelmektedir. Tarih gösteriyor ki bu ülkede 20 senede bir darbe oluyor. 15 Temmuz darbesinin gerçekleştirilememesinin en önemli sebebi tek partili bir hükümetin kurulmuş olması ve hükümetin sağlam olmasıydı. Bir koalisyon hükümeti durumunda 15 Temmuz darbesi ülkenin yıkılmasına sebep olurdu. Ancak başkanlık sistemiyle güç tek kişide toplanacak ve bu ülkede bir daha darbe girişimi söz konusu dahi olamayacaktır. Ayrıca darbe girişimi her zaman için askeriye içinde gizli bir örgütlenmeyle meydana gelmiştir. Bu gizli yapılanma hiyerarşinin net olarak anlaşılamaması nedeniyle oluşmaktadır. Ancak başkanlık sisteminde bu tarz bir gizli yapılanmanın olması mümkün değildir.

5) Adalet Mekanizması Gelişecek:

Ak parti döneminde yargı en bağımsız dönemini yaşamış ve gücünü çok özgür bir ortamda kullanmayı başarmıştır. Başkanlık sistemiyle adalet mekanizması daha da gelişecektir. Parlamenter sistem gereği olarak meclise giren HDP’li vekillerin tutuklanması, FETÖ’cü hainlerin tutuklanması ve yargılanması adalet mekanizmasının ciddi anlamda geliştiğinin en açık göstergesidir.

6) Sağlık Reformlarının Devamı Gelecek:

Ak Parti döneminde sağlık alanında birçok yeni reform gerçekleştirilmiştir. 65 yaş üstü önceliği verilmiş, hastanelerde yatak sayısı artırılmış, her şehre hastane yapılmış, araştırma hastanelerinin sayısı artırılmıştır. İnternetten randevu alma ve telefonla randevu alma imkânı oluşturulmuştur. Bütün bunların yanı sıra sağlık alanındaki gelişmeler getirilmiş ve sağlık çok daha iyi bir noktaya taşınmıştır.

7) 2023 Hedeflerine Ulaşılacak:

Ak Parti “Milli İrade, Milli Güç, Hedef 2023” sloganıyla can bulmuştur. Bu slogan yıllardır söylenilen ve hedefin 2023 olduğunu belirten slogandı. 2023’de Lozan anlaşmasını bitmesiyle Türkiye özellikle dış işlerinde çok daha bağımsız bir ülke haline gelecektir. Bunun için zemin 15 yıllık Ak Parti sürecinde de hazırlandı. Gerek IMF’ye olan borç bitirildi, gerek dış ilişkiler geliştirildi. Ak parti sonuç olarak 2023 zeminini yıllar boyunca hazırladı. Ancak hazırlanan zeminin üzerine kat çıkılamamasının tek sebebi ise parlamenter sistem oldu. Parlamenter sistemin karışıklığı, özellikle çok başlılığı Ak Partinin birçok icraatının gerçekleştirilememesine sebep oldu. Çoğunluk onayı gerektiğinden sırf muhalefet olmak için beyaza da siyah diyen bir durumda bütün icraatların zamanında gerçekleştirilmesi ne yazık ki mümkün olmamaktadır. Başkanlık sistemine geçilmesiyle birlikte bu sorunda çözüme kavuşulmuş olacaktır.