Osmanlı Recep Tayyip Erdoğan

Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Özellikleri ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Onlara Benzerlikleri

Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Özellikleri ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Onlara Benzerlikleri
Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Özellikleri ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Onlara Benzerlikleri

Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Özellikleri ve Tayyip Erdoğan’ın Onlara Benzerlikleri

1) Tayyip Erdoğan Osman Beye Benziyor Çünkü

Osman Bey küçük bir aşiretten önce beyliğe, beylikten dünya imparatorluğuna uzanan bir devletin temellerini gördüğü bir rüyanın üzerine atmıştır. Tayyip Erdoğan’ın da siyasete girişi ve koca bir ulusun lideri oluşuna yürüyüşü İstanbul’un küçük bir mahallesinden çıkıp yükselişine benzer. Bunda tam bir teşkilatçılık ve hayallerin peşinde koşma ülküsü yatmaktadır.

2) Tayyip Erdoğan Çelebi Mehmet’e Benziyor Çünkü

Ankara Savaşı’ndan sonra dağılmış olan Anadolu’daki Türk birliğini yeniden derleyip toplayan Osmanlıyı ayağa kaldıran ve Osmanlı’nın ikinci kurucusu sayılan Çelebi Mehmet’e benzemektedir. Çünkü 15 Temmuz darbesiyle ve onun öncesinde gelişen siyasi çalkantılar ve komplolarla dağılmaya yüz tutmuş Türk birliğini ve Türk ülküsünü yeniden ortaya çıkaran ve millete yeni bir rota çizen liderin ta kendisidir.

3) Tayyip Erdoğan II. Beyazıd’a Benziyor Çünkü

II. Bayezıd çok dindar bir padişah olup başta dini konular olmak üzere “Adli” mahlasıyla birçok şiir kaleme almıştır. Tayyip Erdoğan’da halkının gönlüne, ruhuna dokunabilme adına belki şiirler yazmamaktadır. Ancak Türk edebiyat tarihinin, Türk milletinin ruhuna, kalbine dokunan en güzel şiirleri insanların belleğine okuyarak kazımakta ve bu konudaki yeteneğiyle halkının gönüllerini fethetmektedir.

4) Tayyip Erdoğan II. Selim’e Benziyor Çünkü

II. Selim döneminde Ayasoyfa Cami onarılmış ve bu dönemde Osmanlı tarihinin en büyük camilerinden biri olan ve şuan hala en büyük ihtişamıyla ayakta duran Türk tarihinin, Türk mimari tarihin en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen Selimiye Camini inşa ettirmiştir. Tayyip Erdoğan döneminde ise Türkiye’nin her yerinde cami yapımına ve eski camilerin restorasyonuna büyük önem verilmiş, Türk halkının dinini ve ibadetini en iyi şekilde gerçekleştirilebilmesi adına büyük çaba ve gayret sarf edilmiştir. Yine bu dönemde İstanbul’da Türkiye’nin en büyük camii olan Çamlıca Camiinin inşasına başlanmış ve çok yakında bütün ihtişamıyla Türk halkının hizmetine girecektir.

5) Tayyip Erdoğan IV. Murat’a Benziyor Çünkü

IV. Murat döneminde 1631 senesinde İstanbul’da çok büyük bir yangın çıkmıştır. Bu yangın çok büyük can ve mal kaybına yol açıp, yüzlerce insanın evsiz kalmasına yol açmıştır. Böyle bir felaketin oluşmasının nedeni ise sonradan anlaşılmış, alkollü bir yeniçerinin içtiği tütünden dolayı yaşanan bu felaketin ardından IV. Murat alkol ve tütünü yasaklamıştır. İnsanlığın en büyük belalarından olan alkol ve tütün kullanımı günümüzde de toplumların, ailelerin, kişilerin felaketlerine yol açmaktadır. Belki o dönemde olduğu gibi bir dünya düzeni ve toplum bugün olmadığı için tümden bir yasaklama getirilemezdi. Ancak Tayyip Erdoğan döneminde sigara ve tütün kullanımı topluma açık mekânlarda, kapalı ortamlarda yasaklanarak Türk halkının daha temiz bir geleceğe kavuşması yolunda önemli adım atılmıştır. Alkol ise belli bir saatten sonra satımı yasaklanarak yine topluma açık yerlerde alenen tüketilmesi azami bir şekilde engellenmeye çalışılarak aynı şekilde Türk toplumunun daha aydınlık ve daha sağlıklı bir geleceğe yönelmesi sağlanmıştır.

6) Tayyip Erdoğan I. Mahmut’a Benziyor Çünkü

I. Mahmut mütevazılığiyle tanınan Osmanlı padişahlarındandır. I. Mahmut kendisi oymacılık ve işlemecilik sanatıyla uğraşmakta ve bu sanatı asalara işleyerek pazarda satışını yaptırmaktaydı. Bir gün vezirlerinden biri I. Mahmut’un bu yaptığına anlam veremeyerek, “Padişahım affınıza sığınarak soruyorum. Bu kadar zenginlik ve devletin tüm hazinesi sizin elinizdeyken pazardan gelecek bu paraya niye ihtiyaç duyarsınız? Niye kendinizi bu tip işlerle yorarsınız.” Diye sual eylemiş. Bunun karşılığında I. Mahmut vezirine dönerek, bir yandan da gülümseyerek; “Milletin hazinesi milletindir. Milletin hazinesini millete harcamak gerek. Ben o vebali üzerime alamam. Ben kendi ihtiyaçlarımı kendim karşılayacak güçte ve kudretteyim. Şükür elim kolum tutarken, boş durmak necedir? Ben o pazardan gelen gelirin bir kısmıyla ihtiyaçlarımı giderirken, geri kalan parayı da dinimin bana emrettiği sadakamı veriyorum.” Demiştir. Tayyip Erdoğan da birilerinin iddia ettiği gibi bin bir odalı sarayda lüks bir yaşantı sürmemektedir. Hatta eşi Emine Erdoğan’ın ifade ettiği üzere Perşembe günleri akşam yemeklerinde sadece çorba içerek mütevazı bir yaşam sürmekte olduğunu bizlere göstermektedir. Her fırsatta halkın arasına karışmakta, esnaf ziyaretlerinde bulunmakta, onlarla hal hatır etmekte, yine halkıyla bir bardak çayı paylaşmakta her zaman erinmemektedir.

7) Tayyip Erdoğan II. Abdülhamit’e Benziyor Çünkü

II. Abdülhamit dönemi Osmanlı tarihinin en buhranlı dönemidir. Bu dönemde imparatorluk üzerinde türlü türlü oyunlar oynanmakta, ülkenin her yerinde yabancı ajanlar cirit atmakta, Osmanlı’’ya bağlı tüm balkan ve İslam ülkelerinde kargaşa çıkarmak ve Osmanlıyı parçalamak adına türlü türlü entrikalar planlanmaktaydı. Abdulhamit’in etrafında ise devletin içine sızmış birçok yabancı ajan ülkenin temellerini dinamit döşemekteydi. Bu buhranlı dönemde tüm bunlarla baş edebilme adına büyük uğraş veren Abdülhamit ülkeyi 33 sene dağılmaktan kurtarmıştır. Tayyip Erdoğan dönemi ise 15 Temmuz da görüldüğü üzere inanılmaz bir komplo ve ajanlık faaliyetlerinin ürünü bir darbeye karşı başarılı bir mücadele verilmiştir. Bu darbe girişiminden ve ülkeyi dağılmaktan çok sağlam bir dirayet ve devlet adamlığı örneği göstererek ülkeyi düzlüğe çıkarmayı başarmıştır. Ancak tehlikenin geçmediğini farkında olduğundan ülkeyi daha sağlam ve daha güvenilir bir geleceğe ulaştırma adına devletin işleyişinde daha sağlam temeller üzerinde oturma adına reformist bir yaklaşımla korkmadan başkanlık sistemine geçişi halkın iradesine bırakmıştır.